Hipertrofik Kardiyomiyopati Nasıl Anlaşılır? Kalbin İnce Ayarında Saklı İşaretler Kalbiniz bazen bir konser salonu gibi; tınısı, ritmi ve akustiği var. Hipertrofik kardiyomiyopatiyi (HCM) anlamak da o akustiği dikkatle dinlemekten geçiyor. Bu yazıda, kökeninden bugüne, bugünden yarına uzanan bir yolculukla “HCM nasıl anlaşılır?” sorusunu birlikte açacağız. Ansiklopedik bir soğukluk değil; samimi, meraklı ve tartışmaya açık bir sohbet düşünün—arkadaşlar arasında, ama veriye ve klinik akla yaslanarak. Köken: Genlerden Başlayan, Kalpte Şekillenen Bir Hikâye HCM’nin temelinde çoğunlukla kalp kası proteinlerini kodlayan genlerde (özellikle sarkomer proteinleri) mutasyonlar yatar. Bu genetik zeminde kalp kası kalınlaşır; özellikle sol ventrikül duvarı ve septum bölgeleri “aşırı iyi niyetle”…
8 YorumEtiket: bir
Astrolojide Kavuşmayan Ne Demek? Farklı Kültürler ve Perspektiflerden Bir Bakış Astrolojinin derinliklerine indikçe, karşılaştığımız kavramlar da daha karmaşık ve ilginç hale gelir. Bugün ise “kavuşmayan” terimini ele alacağız. Adını belki ilk kez duyuyor olabilirsiniz ya da belki de astrolojik haritalarınızı incelerken bu terime rastladınız. Kavuşmayan, astrolojinin biraz daha niş ve teknik terimlerinden biri olsa da, aslında bu konuyu keşfettiğinizde yaşamınıza nasıl farklı bir bakış açısı katabileceğinizi fark edeceksiniz. Hem küresel hem de yerel düzeyde nasıl algılandığını, kültürlerin bu kavramı nasıl benimsediğini, bu yazıda sizinle paylaşacağız. Kavuşmayan Nedir? Öncelikle, astrolojide “kavuşmayan” terimi, bir gezegenin diğerine yakınlaşmadığı, yani birleşmediği bir durumu ifade…
10 YorumBeyaz Lilyum Ne Anlama Gelir? Bir Felsefi Bakış Bir Filozofun Bakış Açısıyla: Doğa, Anlam ve Sembolizm Hayatımızda sıkça karşılaştığımız ama derinlemesine anlamını pek sorgulamadığımız semboller vardır. Beyaz lilyum, çoğu zaman zarafeti, saflığı ve masumiyeti temsil eden bir çiçek olarak algılanır. Ancak, bir filozof bakış açısıyla bakıldığında, bu çiçek yalnızca estetik bir görüntü değil, aynı zamanda insanlık durumu, etik değerler, bilgi ve varlık üzerine derin düşünceleri tetikleyen bir sembol olabilir. Felsefe, her şeyin ardında yatan anlamı keşfetmeye çalışan bir disiplindir. Beyaz lilyumun anlamını sorgularken, bu çiçeğin yalnızca bir güzellik değil, aynı zamanda insanlıkla ilgili temel soruları da gündeme getirdiğini fark ederiz.…
6 YorumSelanik Nasıl Yazılır? Bir Kelimenin Taşıdığı Şehir ve Hikâye Bazı kelimeler vardır; yazarken bir coğrafya değil, bir duyguyu anlatırsın. “Selanik” de onlardan biri. Her harfi tarih kokar, her hecesi bir özlemi taşır. Bugün sana yalnızca bir yazım kuralından değil, bir hikâyeden söz edeceğim. Bir kelimenin içinde saklı şehirden, bir şehrin içinde saklı insanlardan… Bir Sabah Sohbeti: “Selanik mi, Salonik mi?” Küçük bir kafede, sabahın ilk saatlerinde iki eski dost buluşur. Biri Ahmet — mantıklı, düzenli, kelimelerin anlamını çözmeye bayılan bir adam. Diğeri Elif — duygusal, empatik, kelimeleri hissederek kullanan bir yazar. Ahmet gazeteyi karıştırırken bir haber başlığı gözüne takılır: “Selanik’te…
14 YorumToplumun Aynasında Bir Coğrafya: Güneydoğu Kaçıncı Bölge? Toplumsal yapıları anlamak, bir haritaya bakmaktan fazlasını gerektirir. Haritalar sınırları, sosyoloji ise o sınırların içindeki insan ilişkilerini anlatır. Bir araştırmacı olarak her zaman şunu merak etmişimdir: İnsanların yaşadığı yer, onların toplumsal davranışlarını nasıl şekillendirir? Bu sorunun cevabını ararken karşımıza çıkan bölgesel ayrımlar, aslında bir ülkenin kültürel dokusunun da haritasını çizer. İşte bu noktada, “Güneydoğu kaçıncı bölge?” sorusu yalnızca coğrafi bir bilgi talebi değil, bir toplumsal çözümleme fırsatıdır. Türkiye’nin Altı Bölgesinden Biri: Güneydoğu Anadolu Türkiye, coğrafi olarak altı ana bölgeye ayrılır ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bu altılı içinde altıncı bölge olarak kabul edilir. Ancak…
14 YorumHayat bazen küçük kararların, küçük imzaların ya da küçücük bir avansın üzerine kurulur. Bir adım atarsın, belki bir söz verirsin, belki de sadece bir “kapora” bırakırsın. Ama o an, sadece bir ödeme değildir; bir niyetin, bir umudun ve bir yolculuğun başlangıcıdır. Bugün sana, “kapora” kelimesinin kelime anlamının ötesine geçen bir hikâye anlatmak istiyorum. Çünkü bazen bir kelime, kalbin en derin köşesinde saklı bir hikâyeyi de taşır. Bir Evin Başlangıcı: Elif ve Deniz’in Hikâyesi Elif ve Deniz, uzun yıllardır birlikte hayal kuran, birbirini tamamlayan bir çiftti. Elif her zaman duygularıyla hareket ederdi; onun için bir ev sadece dört duvardan ibaret değildi,…
5 Yorumİletişim Öğeleri ve Gösterge Nedir? Kültürlerarası Bir Antropoloji Yolculuğu Bir antropolog olarak her yeni kültüre adım attığımda, önce sesleri, renkleri ve jestleri dinlerim. Çünkü insan topluluklarının iletişim biçimleri, onların dünya algısını şekillendirir. Sözlü ya da sözsüz her ifade, yalnızca bilgi aktarımı değil, bir göstergedir — yani anlamın kültürel bedeni. “İletişim öğeleri gösterge nedir?” sorusu bu nedenle yalnızca dilbilimsel bir mesele değil; insanın kim olduğunu, nasıl düşündüğünü ve dünyayı nasıl anlamlandırdığını sorgulayan antropolojik bir sorudur. İletişim Öğeleri: Kültürel Kodların Mimarisi Her iletişim süreci, belirli öğeler üzerine kuruludur: kaynak (gönderici), alıcı, ileti (mesaj), kanal, kod ve bağlam. Ancak antropolojik açıdan bu öğeler…
8 YorumYüzümüze Gül Yağı Sürersek Ne Olur? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimcisinin Girişi Siyaset, genellikle güç ilişkileri etrafında şekillenir ve toplumsal düzenin nasıl oluştuğu sorusu, her zaman bu ilişkilerin doğasına dair bir inceleme gerektirir. Gücün kimde olduğu, nasıl el değiştirdiği ve toplumun tüm bu süreçlere nasıl tepki verdiği, siyasetin temel dinamikleridir. Her birey, toplumsal yapının bir parçası olarak bu güç ilişkilerinin bir sonucudur. Ancak bu ilişkiler, bazen en sıradan ve günlük eylemlerle bile kendini gösterebilir. Yüzümüze gül yağı sürmek gibi basit bir davranış, aslında toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve ideolojik baskılarla şekillenen…
12 YorumVenediğe Ne Zaman Gidilir? Sosyolojik Bir Bakış Bir araştırmacı olarak şehirleri yalnızca coğrafi konumlarıyla değil, toplumsal örgütlenmeleriyle, insanların birbirleriyle kurdukları bağlarla ve mekânların yarattığı duygularla anlamaya çalışırım. Venedik — suyun, taşın ve insanın birbirine karıştığı o eşsiz kent — tam da bu çok katmanlı ilişkiler ağıyla insanı içine çeker. Venedik’e ne zaman gidilir sorusu, yüzeyde yalnızca turistik bir merak gibi görünür; ancak aslında toplumun mevsimsel, kültürel ve cinsiyet temelli dinamiklerini yansıtan derin bir sorgulamadır. Toplumsal Normlar ve Mekânın Ritmi Venedik, her mevsimde farklı bir toplumsal kimlik kazanır. Kış aylarında kent, sessizliğe bürünür; bu dönem, bireyin kendine ve tarihe dönük bir…
12 YorumTüzel Kişilik Hangi Anda Kazanılır? Sosyolojik Bir Yolculuk Toplumun karmaşık yapısını çözümlemeye çalışan bir araştırmacı olarak, beni her zaman şu soru büyülemiştir: İnsanlar nasıl olur da bir araya gelip “tek bir kişilik” oluştururlar? Bu kişilik ne zaman, nasıl doğar? Tüzel kişilik kavramı yalnızca hukuki bir çerçeveye ait gibi görünse de, aslında toplumsal örgütlenmenin en derin katmanlarına kadar uzanır. Bir şirketin, bir derneğin ya da bir sendikanın “tüzel kişiliğini kazanması” aynı zamanda insanların birlikte var olma biçimlerinin kurumsallaşmasıdır. Bu yazıda, “tüzel kişilik hangi anda kazanılır?” sorusunu sosyolojik, kültürel ve toplumsal cinsiyet perspektiflerinden inceleyeceğiz. Tüzel Kişiliğin Hukuki Anlamı ve Toplumsal Boyutu Hukuken…
12 Yorum